Biyomalzeme ve Supramoleküler Kimya

6578 defa okundu

Biyomalzeme ve Supramoleküler Lab., Temmuz 2013 de TÜBİTAK 3501 projesi ile kurulmuştur.

Çalışma konuları;

  • Fotodinamik Terapi (FDT):FDT, cerrahi uyulama gerektirmeden kanser hücrelerin öldürülmesini hedefleyen bir yöntemdir. Bu yöntemin gerçekleştirilmesinde ışık, oksijen ve ışığa duyarlı bir madde olmak üzere üç temel elemana ihtiyaç bulunmaktadır. PDT yöntemi ile kanser tedavisinde, kanserli hücre tarafından ışığa duyarlı madde alındıktan sonra, uygun dalga boyundaki ışık ile uyarılır. Uyarılan maddenin enerjisi, sistemler arası geçiş yoluyla çevre moleküllerden biri olan moleküler oksijene aktarılır. Moleküler oksijen tarafından absorbe edilen bu enerji ile triplet durumdaki oksijen molekülü, hücreler için toksik etki gösteren reaktif oksijen türü olan singlet durumundaki oksijen molekülüne dönüşür ve kanserli dokunun ölümü gerçekleşir.  
  • Kimyasal Sensörler: Demir, çinko, cıva, florür, bakır vb. gibi metal iyonlarının biyolojik ve çevresel açıdan önemli olduğu iyi bilinmektedir. Örneğin, bakır iyonu, insan vücudundaki ağır metaller içinde Fe3+ ve Zn2+ dan sonra bol miktarda bulunan üçüncü iyondur ve bir çok fizyolojik süreçlerde önemli bir rol oynar. Yaşayan organizmaların hayatta kalmaları için önemli olan oksijen molekülünün aktivasyonu için önemlidir.  Bu gibi önemli etkileri nedeniyle, bu iyonların algılanması zorunlu hale gelmiştir. Bu nedenle, literatürde birçok önemli ve yeni floresan sensör incelenmiş ve rapor edilmiştir.
  • Moleküler Mantık Devreleri:  Mikroişlemciler, bilgisayarların beynidir ve milyonlarca transistörün bir araya gelmesinden oluşmaktadır. Mikroişlemcilerde kullanılan transistor boyutları küçüldükçe, mikroişlemcinin hızı ve performansı artmaktadır. Ne var ki, günümüzde transistor boyutlarını küçültmek için yavaş yavaş limite yaklaşıldığı düşünülmektedir. Beklenen gerçekleşirse, 20 yıl içerisinde transistörler bu limite ulaşacaklardır. Aslında, böyle bir limitin varlığı Moore tarafından çok öncelerden öngörülmüştü. Bu ön görüye cevaben 1994 yılında De Silva, silikon tabanlı analoglarına alternatif olabilecek moleküler düzeyde mantık kapıları üzerinde çalışmaya başlamış ve dikkatleri üzerine toplamıştır, çünkü silikon tabanlı eş değerlerinin bu kadar küçük boyutta üretilmesi şuan için mümkün gözükmemektedir.

Çalışma konularında saygın dergiler de  yayınlanan bir çok makale bulunmaktadır.

Sorumlu: Prof. Dr. Zeynep EKMEKÇİ

zeynepekmekci@isparta.edu.tr
 
 

 

AKADEMİK KADROMUZ

TANITIM KATALOĞU

DÖKÜMAN ARŞİVİ

SOSYAL MEDYA HESAPLARIMIZ